2024 yılında Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen altın madeni kazası, sadece bir sanayi kazası olarak değil, aynı zamanda medyanın toplumsal algıyı nasıl şekillendirdiğini gösteren kritik bir vaka çalışması olarak bilim dünyasının merceğine girdi. Yapılan kapsamlı bir bilimsel araştırma, dijital haber platformlarının bu büyük felaketi okuyucuya sunarken tercih ettikleri “çerçeveleme” yöntemlerinin, konunun anlaşılma biçimini kökten değiştirdiğini ortaya koyuyor.
Duygusal Ton Bilgiye Galebe Çaldı
Araştırma, kazanın ardından yayınlanan haber içeriklerinde “bilgi temelli” habercilikten ziyade, “duygusal anlatının” baskın olduğunu gözler önüne seriyor. Haberler, teknik detaylar veya uzman görüşleri üzerinden bir risk analizi sunmak yerine, okuyucunun empati duygusunu harekete geçiren dramatik unsurları ve çevresel kaygıları merkeze almayı tercih etti. Bilimsel perspektiften bakıldığında, uzman görüşlerinin sınırlı kullanımı, toplumun olayın teknik ve sistemsel nedenlerine dair sağlıklı bir risk algısı geliştirmesini zorlaştıran temel faktör olarak işaret ediliyor.
Çevresel Riskler Öne Çıktı
Dijital haber platformlarının Erzincan özelindeki haber pratikleri incelendiğinde, “çevresel etkilerin” en sık başvurulan çerçeve olduğu belirlendi. Haberlerde “siyanürün doğaya karışması” ve “toprak/su kaynaklarının zehirlenmesi” gibi vurgular, halk sağlığına yönelik risklerden daha ön planda tutularak sunuldu. Bu durum, medyanın çevre felaketlerini tanımlarken daha çok ekolojik yıkımın görsel ve sözel imgelerini kullanmayı seçtiğini kanıtlıyor.
Habercilikte “Sorumluluk” Çerçevesi
Araştırmanın bir diğer çarpıcı bulgusu ise “sorumluluk atfı” konusunda gerçekleşti. Haber platformları, kazanın nedenlerine ve çözüm süreçlerine odaklanırken genellikle “devlet”, “yerel yönetimler” ve “maden şirketi” gibi aktörleri sorumluluk odaklı çerçevelere yerleştirdi. Ancak bu çerçeveleme süreci, kazanın sistemsel bir sorun mu yoksa anlık bir ihmal mi olduğu tartışmasını, bilimsel verilerden ziyade olayların dramatik akışı içinde yapılandırdı.
Uzman Görüşüne İhtiyaç Var
Bilimsel analiz, halk sağlığını doğrudan etkileyen böylesine büyük çaplı felaketlerde medyanın “bilgi verici” rolünün önemini vurguluyor. Haberlerde uzman görüşlerinin daha fazla yer alması, toplumsal risk algısının bilimsel temellere oturtulması ve daha bilinçli bir kamuoyu oluşturulması için kritik bir zorunluluk olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Durukan, B. (2025). Sağlık Haberciliğinde Çerçeveleme Teorisinin Kullanılması: 2024 Erzincan Altın Madeni Kazasının İncelenmesi (Yüksek Lisans Tezi). Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sivas.. Tez No; 971569





