Küresel ısınma ve iklim değişikliği, tarımı giderek daha öngörülemez bir alana dönüştürüyor. Don, kuraklık, dolu ve sel gibi doğa olayları artık istisna değil, yeni normal. Bu tablo karşısında tarım sigortası yalnızca bir finansal araç değil; üretimin sürekliliğini sağlayan stratejik bir güvence olarak öne çıkıyor. Ancak her çiftçi bu güvenceye aynı mesafede durmuyor. Peki neden?
Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde hazırlanan bu yüksek lisans tezi, Erzurum’un Oltu ilçesindeki çiftçilerin tarım sigortası yaptırma kararlarının ardındaki faktörleri bilimsel yöntemlerle mercek altına alıyor.
Oltu’da Tarım Sigortasının Sosyolojisi: Kim, Neden Sigorta Yaptırıyor?
Araştırma, Oltu ilçesinde tarım sigortası yaptıran ve yaptırmayan toplam 150 çiftçiyle yüz yüze yapılan anketlere dayanıyor. Elde edilen veriler, ki-kare testi ve probit model gibi ekonometrik yöntemlerle analiz edilerek, karar süreçlerini etkileyen unsurlar net biçimde ortaya konuyor.
Bulgular, özellikle 36–50 yaş aralığındaki çiftçilerin tarım sigortasına daha yatkın olduğunu gösteriyor. Bu yaş grubunun hem risk farkındalığının hem de üretim sorumluluğunun daha yüksek olması dikkat çekiyor.
Eğitimden Çok Deneyim Belirleyici
Çalışmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, eğitim düzeyi ile tarım sigortası yaptırma arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin bulunmaması. Buna karşın, gelir seviyesi yükseldikçe sigortaya yönelimin arttığı net biçimde görülüyor. Yani karar mekanizmasında teorik bilgi değil, ekonomik kapasite ve deneyim belirleyici oluyor.
Hayvan Varlığı Sigortayı Teşvik Ediyor
Araştırma, büyükbaş hayvan varlığı ile tarım sigortası yaptırma arasında güçlü ve anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Hayvan sayısı arttıkça, olası kayıpların maliyeti büyüyor ve bu durum sigortayı daha cazip hale getiriyor. Özellikle hayvancılıkla uğraşan işletmelerde sigorta, bir tercih olmaktan çıkıp zorunlu bir risk yönetim aracına dönüşüyor.
Tarım Dışı Gelir: Güvence mi, Engel mi?
Tezin en çarpıcı bulgularından biri ise tarım dışı gelirle ilgili. Tarım dışı bir gelire sahip olmak, çiftçilerin tarımı ana meslek olarak görme eğilimini azaltıyor. Bu durum, paradoksal biçimde tarım sigortası yaptırma olasılığını düşürüyor. Yani alternatif gelir, riski azaltmak yerine sigortadan uzaklaşmayı beraberinde getiriyor.
Traktör Bir Makine Değil, Bir Zihniyet Göstergesi
Araştırmaya göre traktör sahibi olmak, tarım sigortası yaptırma ihtimalini artıran önemli faktörlerden biri. Bu bulgu, traktörün yalnızca bir üretim aracı değil; modern tarım anlayışının ve risk bilincinin sembolü olduğunu gösteriyor.
Bilim Ne Söylüyor? Politika İçin Net Mesajlar
Probit model sonuçları, tarım sigortası kararının rastlantısal olmadığını; aile yapısı, gelir, hayvan varlığı ve üretim araçlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Çalışma, küçük aile işletmelerinin desteklenmesi, hayvancılık sigortalarının geliştirilmesi ve tarım makinelerine erişimin artırılması gibi somut politika önerileri sunuyor.
Sigorta, Tarımın Geleceğinde Anahtar Rol Oynuyor
Bu bilimsel çalışma, tarım sigortasının yalnızca bir finansal enstrüman değil; tarımsal sürdürülebilirliğin temel bileşenlerinden biri olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Oltu örneği üzerinden elde edilen bulgular, Türkiye genelinde tarım politikalarına ışık tutabilecek nitelikte.
Kaynak
Esra Okçin, Çiftçilerin Tarım Sigortası Yaptırma Kararlarını Etkileyen Faktörlerin Analizi: Erzurum İli Oltu İlçesi Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı, Erzurum, 2025. Tez No; 921735





