Erzincan

Avrupa Pazarındaki ‘Gizli’ Engeller Bilimsel Olarak Kanıtlandı!

Dünya nüfusunun hızla artması ve sağlıklı protein kaynaklarına olan talebin patlaması, gözleri denizlerimizin sunduğu eşsiz zenginliklere çevirdi. Ancak bu potansiyeli ekonomik bir güce dönüştürmek, sadece üretmekle değil, sınırları aşmakla mümkün oluyor. Yapılan kapsamlı bir bilimsel araştırma, su ürünleri ihracatının Avrupa Birliği (AB) gibi dünyanın en büyük ithalatçısı karşısında verdiği sınavı ve karşılaştığı kritik engelleri tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.

Küresel Gıda Güvenliğinde Mavi Devrim

Bilimsel veriler, su ürünleri yetiştiriciliğinin artık küresel gıda sektöründe yardımcı bir rolden sıyrılıp “hâkim bir güç” haline geldiğini kanıtlıyor. Özellikle Avrupa Birliği’nin protein ihtiyacını karşılamada balık ve deniz ürünlerine olan yoğun talebi, sektör için devasa bir kapı aralıyor. Ancak araştırma sonuçlarına göre, bu kapıdan geçmek her zaman sanıldığı kadar kolay değil; ihracatın önünde duran çok boyutlu bir “bariyerler zinciri” bulunuyor.

Ham Madde ve Lojistik Labirenti

Bilimsel araştırmada yer alan anket verilerine göre, işletmelerin karşılaştığı en temel sorunların başında ham madde yetersizliği ve zamanında hammaddeye ulaşamama geliyor. Özellikle avcılık yoluyla elde edilen ürünlerde yaşanan bu istikrarsızlık, üretimin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.

Lojistik kanadında ise durum daha da karmaşık. Özellikle hava kargoda yer bulma zorluğu, sınır kontrol noktalarındaki uzun bekleme süreleri ve bürokratik prosedürlerin ağırlığı, taze ürünlerin kalitesini doğrudan etkiliyor. Birçok işletme, gümrükteki gecikmeler nedeniyle ürünlerinin değerinin yarı yarıya düştüğünü beyan ediyor.

Döviz Kıskacı ve Rekabet Baskısı

Araştırmanın çarpıcı bulgularından biri de maliyet ve fiyatlandırma üzerine. İhracatçı firmalar, ithalatçı ülkelerin döviz kurundaki dalgalanmaları takip ederek baskı oluşturmasından ve iç piyasadaki amansız rekabetten şikâyetçi. Bilimsel analizler, “rekabet bazlı fiyatlandırmanın” işletmelerin kâr marjlarını ciddi oranda daralttığını ve stratejik bir fiyat politikasının eksikliğini vurguluyor.

Organizasyon ve Dijitalleşme

Araştırma, sadece sorunları tespit etmekle kalmıyor, sektörün kurtuluşu için yepyeni bir ufuk da çiziyor. Bilimsel sonuçlara göre;

  • Organizasyonel Güç: İhracatçıların tek bir çatı altında birleşmesi ve “Ortak Pazar Organizasyonu” gibi yapıların kurulması elzem görünüyor.

  • Destek ve Teşvikler: Sektöre özel düşük faizli krediler ve navlun desteklerinin şartlarının hafifletilmesi, ihracatçının nefes almasını sağlayacak anahtar adımlar arasında.

  • Aktif Bürokrasi: Ticari ataşelerin pazara girişlerde daha aktif bir rol üstlenmesi ve bürokratik evrak işlemlerinin dijitalleşerek hızlandırılması, ürün kayıplarının önüne geçilmesi için kritik önem taşıyor.

Denizlerin ekonomik potansiyelini bir dünya gücü haline getirmek için bilimsel verilerin gösterdiği bu yol haritası, sektör temsilcileri ve politika yapıcılar için vazgeçilmez bir rehber niteliği taşıyor.

Kaynak: Su Ürünleri İhracatında Sorunlar ve Çözüm Önerileri: Avrupa Birliği Performans Örneği (Doktora Tezi), Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Su Ürünleri Mühendisliği Anabilim Dalı, Van-2022. Tez No; 738161

Muhabir: Merve Kiraz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu