Doğanın canlanışını ve yazın gelişini müjdeleyen, asırlardır Anadolu topraklarında sevgiyle yaşatılan Hıdırellez için geri sayım sona erdi. UNESCO tarafından tescillenen bu kadim gelenek, darda kalanların yardımcısı Hızır ile suların hakimi İlyas peygamberin yeryüzündeki randevusuna tanıklık etmek isteyen milyonları bir araya getiriyor. Bu gece tutulacak dileklerden yarınki doğa buluşmalarına kadar, her anı mistik bir dokuyla örülü olan bahar bayramının tüm detayları haberimizde.
İki Peygamberin Buluşma Noktası: Hıdırellez
Halk arasında bolluk ve bereketin müjdecisi kabul edilen Hıdırellez, aslında “Ruz-ı Hızır” yani Hızır günü olarak anılıyor. İnanışa göre karaların hamisi Hızır (a.s.) ile denizlerin sultanı İlyas (a.s.)’ın yeryüzünde bir araya geldiği 5-6 Mayıs tarihleri, kadim takvimlerde yaz mevsiminin başlangıcı sayılıyor. Mezopotamya ve Anadolu’nun derinliklerinden süzülüp gelen bu bayram, İslam alimleri tarafından da hassas bir şerhle kültürel bir zenginlik olarak görülüyor. Bu noktada en kritik vurgu ise inanç esasları üzerine yapılıyor: İslam dininde dua ve isteğin yalnızca Allah’a arz edileceği gerçeğinden hareketle, Hıdırellez ritüellerinin birer araç olduğu, asıl muradın ve yardımın sadece Alemlerin Rabbi’nden dilenmesi gerektiği önemle hatırlatılıyor. Nesnelerden veya kişilerden medet ummanın İslam dışı olduğu, yapılan duaların ancak Allah’a yöneltildiğinde manevi bir karşılık bulacağı vurgulanıyor.
Erzincan’ın Buluşma Adresi: Geyikli Ve Çadırtepe
Erzincan’da Hıdırellez heyecanı çok uzun yıllardan beri belirli noktalarda yoğunlaşıyor. Şehrin en popüler noktası olan Üzümlü ilçesine bağlı Geyikli Mahallesi, ailelerin akınına uğrayacak. Bir diğer önemli nokta ise Çadırtepe köyünde bulunan meşhur Hıdırellez Gölü. Berrak kaynak suyuyla tanınan bu göl çevresi, yöresel geleneklerin yaşatıldığı ve bereket sofralarının kurulduğu ana merkezlerden biri.

Ancak geleneklerin kuşaktan kuşağa aktarılmasında yaşanan kopukluk, Hıdırellez gibi köklü bir bayramın bile geleceğini tehdit ediyor. Erzincan’ın hafızasında silinmez bir yere sahip olan o eski kalabalık sofralar ve ortak dualar yerini sessizliğe bırakırken, yeni neslin bu mirasa olan mesafesi dikkat çekici boyutlara ulaştı.
Unutulmaya Yüz Tutan Kültürel Miras
Erzincan sokaklarında mikrofon uzattığımız gençlerin verdiği yanıtlar, kültürel bir kopuşun acı tablosunu gözler önüne seriyor. Eskiden büyüklerin heyecanla hazırlık yaptığı bu özel gün hakkında görüşlerini aldığımız gençlerden bazıları Hıdırellez’in sadece ismini duyduğunu belirtirken, birçoğunun “O ne?” diye soru sorması hayret uyandırdı. Eskilerin dilinden düşmeyen, Geyikli Mahallesi’nde veya Hıdırellez Gölü kenarında sabaha karşı tutulan dileklerin yerini dijital dünyadaki ilgisizlik almış durumda. Gençlerin bu kadim bayramdan ve taşıdığı derin anlamlardan habersiz oluşu, “Bu kültür de mi kaybolmak üzere?” sorusunu akıllara getiriyor. Şehrin yerel dinamikleri ve aile büyükleri, bu manevi zenginliğin tamamen yitip gitmemesi için kültürel bilincin yeniden canlandırılması gerektiğini vurguluyor.





