Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan “Doğum İstatistikleri, 2025” raporuna göre, ülkemizdeki doğum verilerinde önemli değişimler gözlendi.
Doğum Sayıları ve Doğurganlık Hızındaki Değişim
Verilere göre, Türkiye’de yıllık toplam doğum sayısı 2016 yılında 1 milyon 316 bin 204 iken, bu sayı yıllar içerisinde kademeli olarak azalarak 2025 yılında 895 bin 374 seviyesine geriledi.
Buna paralel olarak, her bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade eden kaba doğum hızı da düşüş gösterdi. 2016 yılında %o16,6 olan kaba doğum hızı, 2025 yılı itibarıyla %o10,4 olarak kaydedildi. Bir kadının 15-49 yaş grubunda yaşayacağı ve doğurganlık hızını takip edeceği varsayımı altındaki ortalama canlı doğan çocuk sayısını belirten toplam doğurganlık hızı ise 2016 yılında 2,11 iken, 2025 yılında 1,42’ye düştü.
Anne Yaşı ve Eğitim Durumu Etkisi
İstatistikler, ilk doğumdaki anne yaşının yükselme eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor. 2016 yılında 25,9 olan ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, düzenli bir artışla 2025 yılında 27,5’e ulaştı.
Eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızları incelendiğinde; 2025 yılında okuma yazma bilmeyen veya okul bitirmeyen annelerde bu oran 2,07 iken, yükseköğretim mezunu annelerde 1,24 olarak gerçekleşti.
Bölgesel ve Demografik Veriler
2025 verilerine göre toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu 5 il sırasıyla Şanlıurfa (3,15), Şırnak (2,53), Mardin (2,23), Diyarbakır (2,14) ve Siirt (2,11) olurken; en düşük olduğu 5 il ise Zonguldak, Ankara, Eskişehir, İzmir ve Bartın olarak sıralandı.
Ayrıca, anne ve babaların yaş grupları, kent-kır ayrımı ve çoğul doğum istatistikleri gibi detaylı veriler de raporun genelinde yer alarak, Türkiye’nin demografik yapısındaki değişimleri gözler önüne serdi.





