Erzincan

Diziler Gençlerin Zihnini Nasıl Şekillendiriyor?

Televizyon dizileri sadece birer eğlence aracı mı, yoksa genç zihinlerin dünyayı algılama biçimini değiştiren sessiz birer öğretmen mi? Türkiye’de binlerce gencin katılımıyla gerçekleştirilen geniş çaplı bir bilimsel araştırma, bu sorunun cevabını çarpıcı verilerle veriyor. Araştırma, gençlerin günde ortalama iki saatini ekran karşısında geçirdiğini ve bu sürenin büyük bir bölümünün dizilere ayrıldığını ortaya koyarken, bu yapımların içerik analizleri “sosyal gelişim” adı altında sunulan pek çok risk faktörünü gözler önüne seriyor.

Şiddet Bir “Problem Çözme Yöntemi” Olarak Mı Sunuluyor?

Araştırmanın en sarsıcı bulgularından biri, incelenen dizilerdeki içeriklerin %20’den fazlasının doğrudan şiddet temalı olmasıdır. Özellikle 10-14 yaş grubunun takip ettiği yapımlarda karakterlerin sorunlarını şiddet yoluyla çözme eğilimi dikkat çekici bir boyuttadır. Bilimsel veriler, bu durumun gençlerde saldırgan tutum ve davranışları normalleştirme riski taşıdığını, kanunlara aykırı hareket etmenin birer “kahramanlık” gibi sunulabildiğini gösteriyor.

“Sosyal Gelişim” Maskesi Altındaki Duygusal Çatışmalar

Dizilerde en yoğun rastlanan içerik türü %47 ile sosyal ve duygusal gelişim alanına aittir. Ancak bu durum sanıldığı kadar masum olmayabilir. Araştırma; sevgi, dostluk ve dürüstlük gibi olumlu kavramların yanında yalan, intikam, öfke ve tehdit gibi yıkıcı duyguların benzer oranlarda işlendiğini kanıtlıyor. Bu çelişkili sunum, gençlerin etik ve ahlaki değer yargılarının karmaşık bir hal almasına neden olabiliyor.

Cinsellik ve Gerçeklikten Kopuk Modeller

Araştırma kapsamındaki içerik analizlerinde, fiziksel cinsellik ve evlilik dışı ilişkilerin işlenme oranının, cinsel sağlık ve güvenli yaşam gibi eğitici bilgilere göre ezici bir üstünlüğe sahip olduğu belirlenmiştir. Dizilerde sunulan “ideal beden” algısı ve zenginlik vurgusu, gençlerin kendi yaşamlarını sorgulamasına ve gerçek dışı beklentilere kapılmasına yol açıyor. Ayrıca, gençlerin örnek alabileceği olumlu modellerin yerine, olumsuz davranışlar sergileyen “anti-kahramanların” %35 gibi yüksek bir oranda model olarak sunulması, bilimsel açıdan üzerinde en çok durulması gereken risk faktörleri arasında yer alıyor.

Fiziksel Hareketsizlik ve Sessiz Tehlike

Ekran karşısında geçirilen saatler, gençleri sadece zihinsel olarak etkilemiyor. Araştırma, dizilerde fiziksel aktivite, spor veya öz bakım gibi sağlıklı yaşamı özendiren içeriklerin neredeyse yok denecek kadar az olduğunu (%0-1 arası) ortaya koyuyor. Bu durum, gelişim çağındaki gençlerin pasif bir yaşam tarzına yönelmesine ve fiziksel gelişimlerinin sekteye uğramasına zemin hazırlıyor.

Kaynak: Üstündağ, A. (2017). 10-18 Yaş Arası Gençlerin İzledikleri Dizilerin İçerik Açısından İncelenmesi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezi. Tez No; 462551

Muhabir: Merve Kiraz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu