BİLİM VE TEKNOLOJİ

Erzincan Ekşi Mayası Türkiye Şampiyonu!

Ekmek, antik çağlardan bu yana insan beslenmesinin en temel taşı, sofralarımızın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Ancak modern bilim, her gün tükettiğimiz bu kadim gıdanın ardında gözle görülmeyen, mikro düzeyde işleyen muazzam bir coğrafi kimlik ve biyolojik ekosistem olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’nin yedi farklı coğrafi bölgesinden toplanan geleneksel ekşi mayalar ve bu mayalarla pişirilen ekmekler üzerinde yürütülen kapsamlı bir bilimsel araştırma, gıda dünyasında tüm dikkatleri Doğu Anadolu’ya, özellikle de Erzincan’a çekti. Laboratuvardan çıkan çarpıcı sonuçlara göre, Erzincan’ın geleneksel ekşi hamuru, biyokimyasal özellikleri ve fermente gücüyle Türkiye genelindeki tüm rakiplerini geride bırakarak zirveye yerleşti.

Mikroskop Altındaki Evren: Erzincan Hamurunun Milyarlık Ordusu

Ekşi hamurun sihirli doğası, un ve suyun laktik asit bakterileri (LAB) ve mayalarla girdiği simbiyotik fermantasyon ilişkisine dayanır. Bu mikroorganizmalar hamurun yapısını iyileştirir, ekmeğe o çok sevdiğimiz aromatik tadı verir ve doğal yollarla bayatlamayı geciktirir. Türkiye genelinde yapılan mikrobiyolojik laboratuvar analizlerinde, şehirlerin coğrafi konumunun bu mikroorganizma yoğunluğunu doğrudan değiştirdiği kanıtlandı.

Yapılan mikrobiyolojik sayımlarda, Erzincan ekşi hamurunun içinde milyarlarca canlı mikroorganizmanın son derece aktif bir şekilde çalıştığı saptandı. Araştırma genelinde en yoğun laktik asit bakterisi popülasyonu İstanbul örneklerinde (8,46 log kob/g), en düşük bakteri yoğunluğu ise Tekirdağ numunelerinde (7,48 log kob/g) ölçülürken; Erzincan hamurları bu mikrobiyal yarışta çok güçlü bir biyolojik denge yakaladı. Erzincan mayasının bu güçlü mikroorganizma dengesi, hamurun olgunlaşma yeteneğini ve ekmeğin kalitesini doğrudan en üst seviyeye taşıyor.

Asitliğin Zirvesi: Erzincan Tüm Bölgeleri Geride Bıraktı

Fermantasyon sürecinin en önemli iki kimyasal parametresi olan pH (asitlik derecesi) ve Toplam Titre Edilebilir Asitlik (TTA) analizleri, araştırmanın en çarpıcı ve sansasyonel sonucunu Erzincan lehine tescilledi. Laboratuvar verilerine göre, Erzincan iline ait ekşi hamur örnekleri, tüm bölgeler arasında en yüksek TTA ve en düşük pH değerlerini kaydederek mikrobiyal asit üretiminde Türkiye şampiyonu oldu.

Tam tersi kutupta ise en düşük asitlik ve en yüksek pH değerleriyle Marmara’nın Tekirdağ örneği yer aldı. Erzincan hamurunun yakaladığı bu yüksek asitlik başarısı, ekmeğin sadece damakta kendine has, gurme bir ekşilik aroması bırakmasını sağlamıyor; aynı zamanda ekmeği doğal yollarla koruyarak küflenmeyi önlüyor ve raf ömrünü de uzatıyor.

Dokunun ve Kokunun Kimyası: Sertlik Testlerinden Geçen Güç

Bu asitlik farkı, bir domino taşı gibi ekmeğin fiziksel yapısını ve dokusunu da şekillendiriyor. Newton (N) cinsinden ölçülen sertlik testlerinde Akdeniz’in sıcak iklimini yansıtan Adana ekmeği 6,94 N değeriyle Türkiye’nin en sert yapılı ekmeği olurken, asitliği en düşük olan Tekirdağ ekmeği 1,34 N değeriyle en yumuşak ekmek oldu. Erzincan ekmeği ise ideal asitliği sayesinde gluten ağının mükemmel şekilde modifiye olduğu, yapısal olarak ne çok sert ne çok yumuşak, tam kıvamında bir dokusal mukavemet sergiledi.

İşin kokusal kimyasına gelindiğinde ise bilim insanları ileri teknolojik bir ayrıştırma yöntemi (GC/MS) kullandılar. Analiz edilen tüm ekmek örneklerinde tam 28 adet farklı uçucu aromatik bileşen (alkoller, aldehitler, esterler, ketonlar ve furan türevleri) tespit edildi. Erzincan’ın yüksek asitli mikrobiyotası, bu 28 aromatik molekülü hamur içerisinde tamamen kendine has oranlarda sentezleyerek, fırından çıktığı anda etrafa yayılan o büyüleyici ve karakteristik “Erzincan ekşi mayalı ekmek kokusunu” moleküler düzeyde bizzat tasarlamış oldu.

Akışkanlık Analizleri Erzincan Karakterini Mühürledi

Araştırma kapsamında hamurlara uygulanan gelişmiş döner tip reometre testleri, Erzincan hamurunun vizkoelastik dünyasını ve sıcaklık karşısındaki mekanik davranışlarını (elastik modül $G’$ ve vizkoz modül $G”$) grafiklerle net bir şekilde ortaya koydu. Sıcaklık artışıyla birlikte hamurun yapısındaki un proteinlerinin ve nişastanın gösterdiği reolojik reaksiyonlar, Erzincan numunesinin kendine özgü güçlü bir hamur stabilitesine sahip olduğunu bilimsel olarak mühürledi. Bu bilimsel bulgular, Erzincan’ın geleneksel ekşi mayasının standardize edilerek endüstriyel gıdada ve zanaatkar fırıncılıkta çok büyük bir marka potansiyeli taşıdığını kanıtlıyor.

KAYNAK:

  • Araştırmanın Adı: Türkiye’nin Farklı Bölgelerinde Üretilen Ekşi Hamur ve Ekmeklerin Kalitesel Farklılıklarının Değerlendirilmesi

  • Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Gıda Mühendisliği Anabilim Dalı

  • Tür: Yüksek Lisans Tezi (Temmuz, 2025)

  • Analiz Metotları: Mikrobiyolojik Sayım (LAB ve Maya), Toplam Titre Edilebilir Asitlik (TTA) ve pH Takibi, Dinamik Reolojik Testler (Döner Tip Reometre Grafikleri), Tekstür Profili Analizi (TPA Sertlik Ölçümü), Uçucu Bileşen Analizi (Headspace GC-MS Teknolojisi). Tez No; 957430

Muhabir: Merve Kiraz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu