Yıllarca süren sürgünlerin, yerinden edilmenin ve belirsizliklerle dolu bir yaşamın ardından, vatanlarına dönen Ahıska Türkleri için Erzincan yeni bir başlangıç oldu. Ancak bu büyük göç hikayesi, sadece coğrafi bir yer değiştirmeden ibaret değil; aynı zamanda psikolojik bir iyileşme ve toplumsal aidiyetin yeniden inşası sürecini de kapsıyor. Yapılan bilimsel bir araştırma, Ahıska Türklerinin yaşadığı bu dönüşümde, dinin ve dini davranışların “iyileştirici bir kalkan” görevi gördüğünü ortaya koyuyor.
Sürgünden Aidiyete: İnançla Gelen Huzur
Araştırmada elde edilen çarpıcı bulgulara göre, Türkiye’de geçirdikleri süre arttıkça Ahıska Türklerinin sosyal uyum, aidiyet ve girişkenlik özellikleri artarken, çekingenlik düzeylerinde belirgin bir azalma yaşanıyor. Katılımcıların pek çoğu, kendilerini Erzincan’da “kendi vatanlarında” hissettiklerini ve bu aidiyet hissinin temelinde ortak dil, kültür ve en önemlisi ortak bir inanç sisteminin yattığını ifade ediyor.
Araştırma, Erzincan’ın Üzümlü ilçesine yerleşen bireylerin, dini ritüelleri yerine getirirken kendilerini daha huzurlu ve güvende hissettiklerini gösteriyor. Özellikle ezan sesini duymanın, cami ve Kur’an kursu gibi dini mekanlara yakın olmanın bireylerin psikolojik iyi oluş hallerini desteklediği belirtiliyor.
Dini Davranışlar ve Toplumsal Uyum
Araştırmanın ortaya koyduğu önemli verilerden biri de, dini davranışların toplumsal uyumu hızlandıran bir motivasyon kaynağı olmasıdır. Ahıska Türkleri, yerli halkla kaynaşma süreçlerinde aynı inanca sahip olmanın yarattığı manevi iklimin, kültürel uyumu kolaylaştırdığını vurguluyor.
Öne çıkan bazı bulgular şunlar:
Artan İbadet Eğilimi: Katılımcıların, Türkiye’ye geldikten sonra dini davranışları sergileme sıklıklarında, önceki dönemlere kıyasla belirgin bir artış görülmektedir.
Yaş ve İnanç İlişkisi: Yaş ilerledikçe dini davranışları yerine getirme oranının yükseldiği, kadınların erkeklere oranla daha fazla dini davranış sergilediği tespit edilmiştir.
Psikolojik Dayanıklılık: Dini vecibelerini yerine getiren bireylerin ruhsal sağlıklarının daha iyi olduğu ve inancın stresle başa çıkmada fonksiyonel bir destek sağladığı gözlemlenmiştir.
Yeni Bir Başlangıç: Erzincan’da Sosyalleşmek
Başlangıç aşamasında yerli halkın tanımadığı bir topluluğa karşı geliştirdiği temkinli yaklaşım, zamanla karşılıklı tanıma ve etkileşimle yerini samimi bir kabullenmeye bırakmış durumda. Özellikle dini mekânlarda kurulan sosyal ilişkiler, bireylerin çekingenlikten kurtulup toplumsal hayata daha aktif katılım göstermelerine olanak tanıyor.
Bu araştırma, köklü bir göç ve sürgün geçmişine sahip olan Ahıska Türklerinin, Erzincan’da sadece yeni bir ev kurmadıklarını; inanç ve kültürel değerlerin rehberliğinde kendi psikolojik sağlamlıklarını da yeniden inşa ettiklerini kanıtlıyor.
Kaynak: Ahıska Türklerinin Psiko-Sosyal ve Dini Davranışlarının İncelenmesi: Erzincan İli Örneği (2023). Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi. Tez No; 850803





