YAŞAM

Kurban Bayramı’nın İlahî Sırrı: Kulun Teslimiyeti, Takvası ve Paylaşmanın Muazzam Fazileti

İslam dininde Allah’a yakınlaşmanın, teslimiyetin ve toplumsal dayanışmanın en somut nişanelerinden biri olan kurban ibadeti, Müslümanlar için hem maddi hem de manevi bir dönüm noktasını ifade ediyor. Hicretin ikinci yılında meşru kılınan bu ibadet; kelime anlamından fıkhi hükmüne, kesim edebinden toplumsal faydalarına kadar İslamiyet’in şeairinden (hatırlatıcı nişanelerinden) biri olarak kabul ediliyor.

İşte İslam kaynakları, ayet ve hadisler ışığında kurban ibadetine dair bilinmesi gereken tüm ayrıntılar:

Kurban Nedir ve İslam’daki Hükmü Nedir?

Kurban; yaklaşmak ve Allah’a yakınlık sağlamaya vesile kılınan şey anlamına gemektedir. Mal ve candan fedakarlık manası taşıyan bu ibadet, kulun Yüce Yaratan’a yakınlaşmasının en önemli vasıtalarından biridir.

Kurban kesmenin hükmü konusunda İslam alimleri arasında farklı görüşler bulunmaktadır:

  • Vaciptir diyenler: Ebû Hanîfe’ye göre, kurban günlerinde 20 miskal (96 gr) altın veya 200 dirhem (640 gr) gümüş değerinde mala malik olan, seferi olmayan kimselerin kurban kesmesi vaciptir. Bu nisapta, malın üzerinden bir yıl geçme şartı aranmaz.

  • Müekked Sünnettir diyenler: Alimlerin ekseriyetine göre ise kurban kesmek müekked bir sünnettir.

Peygamber Efendimiz, kurban ibadeti emredildikten sonra bunu hiç terk etmemiş, hatta yolculuklarında (seferilikte) bile kesmiştir. Ancak yolculuk esnasında kesme ve dağıtma zorlukları bulunabildiğinden, yolculara bu konuda ruhsat tanınmış; dilerlerse kesmeyebilecekleri belirtilmiştir. Ayrıca bir kişinin kestiği kurban yalnızca kendisi adına geçerli olup, birden fazla kişinin yerine geçmemektedir.

Ayet ve Hadislerle Kurbanın Önemi

Kurban ibadetinin meşruiyeti Kur’an-ı Kerim’de yer alan Hac Suresi 34 ve 67. ayetleri, Kevser Suresi 2. ayeti ve Saffat Suresi 107. ayetiyle sabit görülmektedir. Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail’in teslimiyetini simgeleyen bu ibadet hakkında Hz. Aişe validemizden rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:

“Âdemoğlunun, Kurban Bayramı’nın birinci günü yaptığı işlerin Allah’a en sevimli olanı, (kurban) kanı akıtmaktır. Kıyâmet günü o kurban, boynuzları, tırnakları ve kıllarıyla gelir. Kurbanın kanı da, henüz yere düşmeden Allah’ın rızâsına nâil olur ve kabul edilir. O hâlde, kurbanlarınızı gönül hoşnutluğu ile kesin!”

Ebû Hüreyre’den rivayet edilen bir diğer hadiste ise imkanı olup da kesmeyenler hakkında, “Kim imkânı olduğu hâlde kurban kesmezse, bizim mescidimize yaklaşmasın!” şeklinde ciddi bir ikaz yer almaktadır.

Kurbandan Maksat: “Takva ve Teslimiyet”

Hadislerde geçen “kan akıtmak” ifadesi, müminin Allah’a olan itaat ve teslimiyetini arz etmesini simgeler. Hac Suresi 37. ayette belirtildiği üzere, Allah’ın kurbanların etine veya kanına ihtiyacı yoktur; O’na ulaşacak olan yalnızca kulun takvasıdır. Hz. Adem’in oğlu Kabil’in gönülsüz sunduğu kurbanın kabul edilmeyip, Habil’in takva ile sunduğu kurbanın kabul edilmesi (Maide 5/27), kurban ile takva arasındaki güçlü bağı ortaya koymaktadır. Kurban, ancak Allah rızası için kesildiğinde makbuldür; Allah’tan başkası adına kurban kesenler ise hadislerde sert dille lanetlenmiştir.

Zilhicce Ayı ve Kurban Günlerinin Fazileti

Peygamber Efendimiz, Allah katında günlerin en büyüğünün Kurban Bayramı günü (Yevm-i Nahr) olduğunu, onu fazilette bayramın ikinci gününün (Yevm-i Karr) takip ettiğini bildirmiştir. Ayrıca Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan salih amellerin Allah’a en sevimli ameller olduğu müjdelenmiştir.

Bu günlerin faziletine hürmeten, memleketlerinde kurban kesecek Müslümanların, Zilhicce ayının hilali görüldükten sonra kurbanlarını kesinceye kadar saç ve tırnaklarını kestirmemeleri uygun görülmüştür. Bu davranış hem hacılara benzeyerek cihanşümul bir birlik sergilemeyi sağlar hem de kulun kurban vesilesiyle her hücresiyle birlikte cehennemden azad olmasına vesile teşkil eder.

Kurban Edilmesi Caiz Olmayan Hayvanlar

Kurbanlık hayvanın sağlam ve besili olması, ibadetteki tazim ve takva hislerinin bir gereğidir. Sahabeden Urve’nin evlatlarına nasihatinde belirttiği gibi, “büyüklere hediye edilmeyecek zayıflıktaki” mallar Allah’a sunulmamalıdır. Hadis-i şerife göre şu dört hayvanın kurban edilmesi caiz değildir:

  1. Körlüğü açıkça belli olan tek gözlü,

  2. Hastalığı açıkça belli olan hasta,

  3. Topallığı açık olan topal,

  4. İlikleri kurumuş derece zayıf hayvanlar.

Kurban Kesme Edibi ve Hassasiyetleri

Kurban ibadetinde hayvana eziyet etmemek esastır. İslam’ın emrettiği kesim kuralları ve edepleri şunlardır:

  • Hayvanın gözü iyice bağlanmalı, bir çukura birden fazla kurban kesilmemeli ve bir hayvan diğerinin gözü önünde kesilmemelidir.

  • Hayvan itip kakılmamalı, küçükbaşlar kucağa alınarak, büyükbaşlar ise incitilmeden rıfkla kesim yerine götürülmelidir.

  • Bıçaklar önceden bilenmeli ve hayvandan gizlenmelidir. Hayvan yere yatırılmadan önce bıçak hazır edilmelidir. Kesim işlemi hızlıca yapılarak hayvan rahatlatılmalıdır.

  • Hayvanın boğazındaki iki şah damarı ile yemek ve nefes boruları tam olarak kesilmelidir. Derisini ve boğazını azıcık kesip hayvanı can çekişirken bırakmak yasaklanmıştır.

  • Kesimden sonra kanın tamamen boşalması beklenmeli, hayvan tamamen can vermeden yüzme işlemine geçilmemelidir. Kan tamamen akana kadar hürmeten ayakta beklemek salihlerin adetlerindendir.

Efendimiz’in Kurban Duası ve Uygulaması

Câbir (r.a) kaynaklı rivayete göre, Peygamberimiz alacalı ve boynuzlu iki koç keserken onları kıbleye yöneltmiş; En’âm Suresi 79 ve 162-163. ayetlerini okumuştur. Ardından “Ey Rabbim! Bu kurban bize sendendir ve senin için kesiyoruz. Muhammed ve ümmeti adına kesiyorum. Bismillahi vallâhu ekber!” diyerek kesimi gerçekleştirmiştir. Bir başka bayramda ise ümmetinden kurban kesemeyenler adına da bizzat kurban keserek ümmetine olan düşkünlüğünü göstermiştir.

Kurban Etinin ve Derisinin Değerlendirilmesi

Kurban eti usulünce kesildikten sonra yenilmeli ve infak edilmelidir. Hac Suresi’nde de buyrulduğu üzere etin hem ev halkı tarafından yenmesi hem de fakirlere yedirilmesi istenir. Müstehap olan taksimat; kurbanın üçe bölünerek bir kısmının evde yenmesi, bir kısmının eşe dosta ikram edilmesi, bir kısmının da fukaraya dağıtılmasıdır.

Geçim sıkıntısı yaşanan dönemlerde etlerin evde üç günden fazla bekletilmeden hızla dağıtılması emredilmiş, ancak refah dönemlerinde etlerin daha sonra yenmek üzere saklanabileceğine dair ruhsat verilmiştir.

Kurbanın derisi ve diğer parçaları evde kullanılabilir ancak satılıp paraya dönüştürülemez. Eğer satılırsa bedelinin sadaka olarak verilmesi zorunludur. Aynı şekilde kesimden önce kurbanlık hayvanın sütünden ve yününden faydalanılması hoş karşılanmamış, kullanıldıysa bedelinin fakirlere verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Çevre Temizliği ve Toplumsal Hikmetler

Kurban kesimi ve parçalanması esnasında sıhhi şartlara ve temizliğe azami dikkat gösterilmesi gerekmektedir. Sokakların ve çevrenin kirletilmesine, çirkin koku ve manzaraların oluşmasına kesinlikle meydan verilmemelidir.

Genel hatlarıyla kurban ibadeti; insanı cimrilik ve mal sevgisinden arındırır. Toplumdaki kardeşlik, yardımlaşma, paylaşma ve fukarayı sevindirme duygularını geliştirerek insanları merhamet bağlarıyla birbirine bağlar. Allah’ın nimetlerinin israf edilmeden, belirli kurallar ve yaş sınırları çerçevesinde her kesime ulaşmasına vesile olur.

Kaynak; Dr. Murat Kaya, Efendimiz’den Hayat Ölçüleri, Erkam Yayınları

Muhabir: Merve Kiraz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu