Tıp ve biyoteknoloji dünyası, standart tedavilerin yetersiz kaldığı ağır göz vakalarında çığır açan cerrahi yöntemlerle umut olmaya devam ediyor. Henüz 13 yaşındayken Stevens-Johnson sendromu gibi ağır bir doku reaksiyonu nedeniyle göz yüzeyini kaybeden ve 20 yılı aşkın süre boyunca geçirdiği onlarca ameliyata rağmen ışığa kavuşamayan Brent Chapman, tıp dünyasında “dişten göze nakil” olarak bilinen cerrahiyle yeniden görmeye başladı.
OKKP Yönteminin Tarihçesi Ve Gelişimi
Osteo-Odonto-Keratoprotezis (OOKP) yöntemi ilk kez 1963 yılında İtalyan cerrah Prof. Dr. Benedetto Strampelli tarafından geliştirildi. Sentetik plastik protezlerin vücut tarafından hızla reddedildiği bir dönemde Strampelli’nin hastanın kendi diş ve kemik dokusunu “biyolojik bir tutucu” olarak kullanma fikri, tıp dünyasında devrim niteliğinde başarılı bir konsept oluşturdu.
Ancak ilk dönemlerde cerrahi tekniklerin ve aletlerin sınırlı olması nedeniyle uzun vadeli komplikasyonlar (protezin yerinden oynaması, laminanın erimesi gibi) yaşandı. 1980 ve 1990’lı yıllarda yine bir diğer İtalyan cerrah Prof. Giancarlo Falcinelli, Strampelli’nin temel protokolünü revize ederek doku hazırlığı, yanak içi tutma ve lamina hazırlama aşamalarını standardize etti. Bu geliştirilmiş protokol (“Modifiye Falcinelli OOKP”) sayesinde yöntemin başarı ve dokuyu uzun yıllar koruma oranı %80-90 seviyelerine kadar yükseldi.
Türkiye’deki Durum
Türkiye’de kornea nakli (keratoplasti) ve standart sentetik keratoprotez (Boston Keratoprosthesis / Boston KPro) ameliyatları üniversite hastaneleri ve eğitim araştırma hastanelerindeki ileri göz merkezlerinde rutin olarak uygulanmaktadır.
OOKP (diş destekli nakil) ise dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son derece spesifik, yüksek cerrahi altyapı ile hem göz cerrahı hem de çene/ağız cerrahının birlikte çalışmasını gerektiren multi-disipliner ve nadir bir ameliyattır. Türkiye’deki göz cerrahları bu tekniğin teorik ve pratik adımlarını yakından takip etmekte, ancak vaka seçiminde öncelikli olarak standart donör kornea nakilleri ve modern sentetik keratoprotez yöntemleri tercih edilmektedir; OOKP ise tüm diğer seçeneklerin tamamen tükendiği çok sınırlı durumlarda gündeme gelmektedir.
OKKP Yöntemi Ve Biyolojik Çerçeve
Operasyonda Osteo-Odonto-Keratoprotezis (OOKP) adı verilen özel bir cerrahi protokol uygulandı. İlk olarak 1963 yılında İtalyan cerrah Prof. Dr. Benedetto Strampelli tarafından tıp literatürüne kazandırılan ve 1990’lı yıllarda Prof. Giancarlo Falcinelli tarafından modernize edilerek yüksek başarı oranlarına ulaştırılan yöntem, iki aşamalı karmaşık bir cerrahi süreçten oluşuyor. Günümüzde İngiltere, İtalya, Almanya, Singapur ve ABD gibi ülkelerdeki uzmanlaşmış merkezlerde son çare olarak uygulanan bu teknikte, cerrahlar hastanın kendi diş dokusunu kullanarak sentetik protezlerin yol açtığı doku reddi riskini tamamen ortadan kaldırıyor.
Cerrahlar, hastanın kendi köpek dişini çevresindeki kemik dokusuyla birlikte çıkararak hassas bir şekilde şekillendirdi. Hazırlanan biyolojik yapının merkezine optik bir silindir mercek yerleştirildi. Hastanın kendi dişi ve kemiği kullanıldığı için vücudun yabancı sentetik malzemelere karşı geliştirdiği doku reddi ve enfeksiyon riski tamamen ortadan kaldırıldı.
Yanakta Damarlanma Süreci
Hazırlanan diş-kemik-mercek kompleksi, damarlanması ve canlı dokuyla bütünleşmesi için ilk etapta hastanın yanağının içine gömüldü. Yaklaşık 3 ay boyunca yanak dokusunda kalan hibrit protez, vücut tarafından beslenip sağlam bir kan dolaşımına kavuştuktan sonra çıkarılarak doğrudan hasarlı göz küresine nakledildi.
Hangi Hastalar İçin Uygulanıyor?
Bu sıra dışı operasyon her görme kaybı yaşayan hastaya değil, yalnızca belirli kriterleri taşıyan kişilere uygulanabiliyor:
Standart kornea naklinin (donör dokusunun) defalarca reddedildiği son evre göz yüzeyi hastalıkları,
Kimyasal yanıklar veya termal travmalar sonucu göz yüzeyi tamamen tahrip olan hastalar,
Stevens-Johnson sendromu, oküler sikatrisyel pemfigoid gibi ağır bağışıklık veya mukoza rahatsızlıkları bulunanlar.
Operasyonun başarıya ulaşabilmesi için hastanın retina ve optik sinir fonksiyonlarının sağlıklı kalmış olması şartı aranıyor.
21 Yıl Sonra Bağımsız Yaşam
Başarılı cerrahinin ardından 21 yıl sonra görme kabiliyetine kavuşan Chapman, artık bastonsuz yürüyebiliyor, kitap okuyabiliyor ve günlük hayatını tek başına sürdürebiliyor. Uzmanlaşmış merkezlerde hâlen son çare olarak uygulanan OOKP ameliyatı, biyolojik protezlerin görme engeliyle mücadeledeki kritik rolünü gözler önüne seriyor.





