Kurban Bayramı’nın gelmesiyle birlikte kırmızı et tüketiminde ciddi bir artış yaşanıyor. Ancak uzmanlar, doğru saklama ve pişirme yöntemleri uygulanmadığında kurban etinin sağlık risklerine ve sindirim problemlerine yol açabileceği konusunda kritik uyarılarda bulunuyor. İşte uzman diyetisyenlerin sağlıklı bir bayram geçirmek için mutlaka uyulmasını istediği o kurallar:
Kırmızı etin, kötü huylu kolesterol (LDL) miktarının yüksek olduğu bir besin grubu olduğunu hatırlatan Avrasya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melis Işık, günlük tüketim miktarının kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 90–120 gram (yaklaşık 3–4 köfte kadar) olması gerektiğini belirtiyor. Özellikle kalp, hipertansiyon, diyabet gibi kronik hastalığı olanlar ile gastrit ve ülser gibi mide rahatsızlığı bulunan kişilerin porsiyon kontrolüne ekstra özen göstermesi gerekiyor.
“Ölüm Katılığı” Geçmeden Eti Tüketmeyin
DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Pelin Çetin ve Beslenme Uzmanı Melis Işık, bayramda en sık yapılan hataların başında yeni kesilen etin hemen tüketilmesi geldiğini vurguluyor. Hayvan kesildikten sonra “rigor mortis” yani ölüm katılığı halinin oluştuğunu belirten uzmanlar, ilk 24 saat etin çok sert olacağını, bu durumun proteinin sindirimini zorlaştırarak hazımsızlığa ve pişme güçlüğüne yol açacağını ifade ediyor. Etin kesildikten sonra en az 24 saat dinlendirilmesi, hem lezzet hem de sindirim sağlığı açısından hayati önem taşıyor.
Kurban Eti Nasıl Saklanmalı?
Diyetisyen Pelin Çetin, kurban etinin doğru saklanmaması durumunda sağlıklı bir besin olmaktan çıkabileceğini belirterek doğru muhafaza yöntemlerini şöyle sıralıyor:
Sıcakken dolaba koymayın: Yeni kesilmiş et hemen poşetlere doldurulup buzdolabına konulmamalıdır. Önce temiz, güneş görmeyen ve serin bir ortamda birkaç saat soğutulmalıdır. Üst üste ve havasız şekilde bekletmek bakteri oluşumunu kolaylaştırır.
Porsiyonlara ayırın: Etler büyük parçalar halinde değil, tek seferlik porsiyonlar şeklinde saklanmalıdır. Tekrar tekrar çözdürüp dondurmak hijyen ve kaliteyi bozar. Derin dondurucuya saklama tarihi yazılarak konulmalıdır.
Çapraz bulaşmaya dikkat: Çiğ et ve suyu, buzdolabında özellikle sebze ve hazır tüketilecek gıdalarla temas etmemelidir. Etler cam kapta veya buzdolabı poşetinde, alt raflarda muhafaza edilmelidir.
Eti kesinlikle yıkamayın: Dinlenme süresinde etin kanı büyük ölçüde akacaktır. Kurban etini yıkamak, mikrobiyolojik olarak bakteri riski oluşturur.
Oda sıcaklığında çözdürmeyin: Dondurucudan çıkan et kalorifer üzerinde, sıcak suda veya oda sıcaklığında çözdürülmemelidir. Çözündürme işlemi buzdolabının alt rafında yavaşça ya da mikrodalgada yapılmalıdır. Çözünen et asla tekrar dondurulmamalıdır.
Pişirme Yöntemi Protein Değerini Etkiliyor
Uzmanlar, et yemeklerine ilave yağ, kuyruk yağı veya tereyağı eklenmemesini, etin kendi yağında pişirilmesini öneriyor. Kavurma ve derin yağda kızartma yöntemlerinden kaçınılması istenirken; haşlama, fırın ve ızgara yöntemleri tavsiye ediliyor.
Mangal yapacaklar için ise çok önemli bir uyarı var: Etler ateşten en az 15 santimetre uzakta tutulmalıdır. Ateşle direkt temas eden etler kurur ve “protein denatürasyonu” nedeniyle protein kaynağı olma özelliğini kaybederek kanserojen öğelerin oluşmasına, A, B1, B12 ve folik asit gibi vitaminlerin kaybına yol açar. Etin hem içinin hem de dışının iyi pişmiş olması gerekmektedir.
Dengeli Bayram Sofrasının Formülü
Bayramda sağlıklı beslenmek için güne sebze ve su yönünden zengin hafif bir kahvaltı ile başlanması öneriliyor. Yemek öncesi ve sırasında toplam 2 bardak su tüketimi sindirime yardımcı oluyor.
Diyetisyen Pelin Çetin, dengeli bir bayram tabağının formülünü şu şekilde paylaşıyor:
%50’si: Meyve ve sebzeler (Bol yeşillikli salata)
%25’i: Süt ve et grubu (Proteinler)
%25’i: Tatlılar, börekler, sarma ve dolmalar.
Etin içerisindeki demirin vücut tarafından en yüksek verimle kullanılabilmesi için yanında mutlaka bol salata tüketilmesi gerekiyor. Tansiyon problemi olmayanların salataya 1/4 limon suyu sıkması C vitamini desteği sağlıyor. Ayrıca bağırsak sağlığı için günde 1-2 porsiyon yoğurt ve kefir gibi probiyotik gıdaların tüketilmesi öneriliyor. Bayramda şerbetli tatlılar (kadayıf, şöbiyet, baklava) yerine dondurma, sütlaç ve muhallebi gibi sütlü tatlıların günde en fazla bir porsiyon tüketilmesi tavsiye ediliyor.
Sakatat ve Çocuk Beslenmesine Dikkat!
Karaciğer, yürek ve böbrek gibi sakatatların demir, B12, çinko ve protein açısından zengin olduğunu belirten Çetin, demir eksikliği olanlar için faydalı olabileceğini ancak yüksek kolesterol içerdiğini hatırlatıyor. Aşırı tüketimden kaçınılmalı, kalp-damar, yüksek kolesterol, hipertansiyon ve gut hastaları sakatat tüketiminde çok dikkatli olmalıdır.
Çocuklarda ise kurban eti 6. ayını doldurup ek gıdaya geçen bebeklere verilebiliyor. Ancak çocuklara verilecek etlerin de en az 24 saat dinlendirilmiş olması, sert ve lifli olmaması gerekiyor. Çocuklara et kıyma, köfte ya da küçük ve yumuşak parçalar halinde, aşırı yağ ve baharattan kaçınılarak sunulmalıdır. Uzmanlar, “Protein alsın” düşüncesiyle çocuklara yetişkin porsiyonu yüklenmemesi gerektiğinin altını çiziyor.





